Yazmak için kendine ait bir masan da olmalı, belki de… Ama benim yok. Bazen mutfak masası, bazen çocukların çalışma masası, bazen de salon masası. Hangisi boşsa. Hangisi o an öncelikli olan işlevini yapmıyorsa. Nedenini sormayın,…
Yorum BırakYazar: ozneedebiyat
Yarım Kalan Hayatların İzinde Kitap Tanıtımı | Özne Edebiyat İ. Usame Yördem’in Her Şeyden Biraz, Hiçbir Şeyden Tam Değil adlı öykü kitabı, Mahal Edebiyat tarafından yayımlandı. 2026 Mahal Edebiyat Öykü Yarışması’nda birinciliğe değer görülen kitap;…
Yorum BırakÇalışma masanızı biraz tarif eder misiniz? Aslında çalışma masam yok. Masa başında çalışan biri değilim. Çoğu zaman bilgisayarımı dizlerimin üzerine koyabileceğim bir yer buluyorum. Bir koltuk, pencerenin önü, bazen evin hiç hesapta olmayan bir köşesi……
Yorum Bırakİnsanın iç eğilimi doğal olana yatkındır. Kendiliğimiz için buna ihtiyaç duyarız. Evimde en çok kendim olabildiğim yer çalışma masam. Özellikle ağaçla, ahşapla ünsiyet kurmayı hep sevdiğim için çalışma masam ve kütüphanem ağaçtan. Masamın üst rafında…
Yorum BırakYaşanmamış bir hayatı ölüyorum.kendisiyle hiç kalmamış kendimaynada canlanan başka yüzleryer çekimine direnen tutsak uzuvlartavında dövülmemiş akışkan demirparmaklıkları arkamdan çekip çıkıyorum dışarı akıyorzamanerirkensaatler parmaklıkları açıp giriyorum içeritavında dövülmüş sert demirher biri başka yöne dağılmış özgür uzuvlarkırılan…
Yorum BırakMasadaki Atmosfer: Şu an masanızda size eşlik eden nesneler, detaylar veya ritüeller neler? Masam normalde çok dağınıktır çünkü o an ne çalışıyorsam o konuyla alakalı kütüphanemde bulunan her kitap masamda olmak zorunda. Çalıştığım odanın hemen…
Yorum BırakMasam annemin çeyizinden kalma. Otuz beş yıllık. Doksan dokuz depreminde ayağı çatladı, tamir ettirmedik. Bazı şeylerin izi geçmemeli, unutmamak için. Nasılsa kendime ait bir düzen kurarım diye daha işlevli bir masa yaptırma zahmetinde bulunmak istemedim…
Yorum BırakÇekim tamam. Çok da beceremem genelde ama bu defa fena olmadı sanki. Masamı ilk kez bir fotoğraf karesi içinde görünce özelimi aşikâr edeceğim duygusuna kapıldım önce, ürperdim, sonra geçti bu ürperti; çalıştığın, okuduğun, yazdığın masayı…
Yorum BırakMasa, piyano ve kütüphane… Benim için üç eşya değil, kendi evrenimin üç ayrı kapısı. Kırk dört yaşıma kadar biriktirdiğim deneyimler, düşündüklerim, sustuklarım ve anlatmak istediklerim burada birbirine karışıyor. Beni anlatan üç kelimeyi arasanız, belki de…
Yorum BırakNormalde İstanbul’da yemek masasında yazıyorum ya da büromdaki masamda. O yüzden yazı masamın üzerinde ekmek kırıntıları ya da dava dosyaları bolca bulunuyor. Antalya’ya geldiğimde, kızım yoksa onun masasını ‘ödünç’ alıyorum. Fotoğraftaki masa da aslında kızıma…
Yorum BırakMasam benim dünyamdır, zamanımdır, mekânımdır, sihirli küremdir. Neden böyle derin anlamlar yükledim, çünkü birçok yazımın, hatıramın, acımın, sanatımın yani ben yapan şeylerin yuvası oldu. Yaşamın bir parçası değil çoğu zaman kendisi. Tabii burada bahsettiğim şey…
Yorum BırakHayalperestin masasından merhaba, Bende son on yıldır zaman tersine işliyor. Büyüdükçe kahverengi masalar yerine pembeye kaçar oldum. Salinger’in bir uçurumun kıyısında bütün gün çocukları yakalamak istemesi gibi ben de çocukları, siyah beyaz dünyanın kötülüklerinden ara…
1 YorumMasamda şu an Hagop Mıntzuri kitabı, görselde yer almayan bir defter ve kalem, yarım bırakılmış cümleler ve ne zaman ısındığını anlayamadığım içeceğim var. Masamın genellikle bir düzeni olmaz. Sabit masa fikrini de sabit durmayı da…
Yorum BırakMasadaki Atmosfer: Şu an masanızda size eşlik eden nesneler, detaylar veya ritüeller neler? Bir yazarın, bir şairin masası her zaman olmasa da çoğu zaman dağınıktır. Elbette düzeni sevenleri de bu hükmün dışında tutmak gerekir. Benim…
Yorum BırakBenden çalışma masamın fotoğrafını göndermemi istediğinizde önce biraz duraksadım. Çünkü itiraf etmem gerekir ki benim hiçbir zaman bir çalışma masam olmadı. Belki de bunun nedeni biraz hayatın kendisi. Uzun yıllar küçük evlerde yaşadım, odalardan birini…
Yorum Bırak1970’li yıllardan kalma çelik çerçeveli formika dikdörtgen bir sehpada yazdım ilk öykülerimi. Yaşım on yediydi. Şimdi annemin evinde sapasağlam duran o sehpa ilk yazı masamdı… Takip eden yıllarda gerçek bir masam oldu. On yıl süresince…
Yorum Bırak














