Bilinmez mesâfeler alacak tekneye benzer:
Yekesinde ya havlu, ya iğne oyası yazma…
Aceleci dalgalar üstünde bir hâmûş geçer.
Çıngıraklı böcekler bozar sessizliği, titrer
Ayak izlerine köpük köpük doluşan deniz.
Salınan gümrah servilerden kente: Hevâ geçer!
Kazayak nakışlı bakışın bir çift inci gizler.
Aynaların damıttığı çehrende masûmiyet.
Sesinde üzümün âhengini bulmak da geçer.
Peydâ olan meltem, kanadın oğşasın kebûter.
Yusuf SARAÇ




