Akşamüzeri canım sıkılınca Refik Abi’nin yanına gitmek istedim. Odasının penceresini tıklattığımda kırık cama sıkıştırdığı, güneşten sapsarı olmuş gazete tomarını çekip çıkararak, “Kapı açık, gel içeri, gel,” dedi. Bir yandan da elindeki telefona bakıp kıs kıs…
Yorum Bırak